Hala başlık koyamadığım hikayenin 2. bölümü. Tşk tşk.
Not : İlk bölüm Başak yerine Dila adını kullanmıştım ilk yayınladığımda ama artık adı Başak yani dila değil tm tşk dfgthjukı
Lara ve Andaç hafta boyunca birbirlerine karşı mesafeli davranmışlardı. Kimseye bir şey söylememişlerdi. Lara, Başak’a bile anlatmamıştı. Ki bu onun için büyük bir başarıydı. Hafta boyunca okul haricinde neredeyse konuşmamışlardı. Çünkü Andaç bile hislerinden emin değildi. Daha doğrusu hislerinden emindi ama ne yapması gerektiğinden emin değildi. İkiside sadece konuyu daha fazla derine indirmemenin iyi olacağını düşünüyorlardı. Bu yüzden ikiside ağzını hafta boyu kapalı tutmuştu.
O hafta sonu meşhur Vici kaçamağını yapacakları haftasonuydu. Lara ve Başak, Laralarda oturmuş ne giyecekleri gibi önemli konuları tartışıyorlardı. Lara’nın çok dalgın olduğu Başak’ın gözünden kaçmamıştı.
- Kimler geliyor? diye sordu Başak Lara’ya.
- Klasik grup işte. Sen, ben, Emre.. Lara duraksamıştı. Bir süre bekledi ve en sonunda ” ve Andaç” dedi.
- Andaçla aranız mı bozuk sizin? diye sordu Başak. Lara ve Andaç’ın sürekli beraber takılan bir ikili olmalarına rağmen bu hafta neredeyse konuşmamış olmaları garipti.
- Hayır bir şey olmadı, dedi Lara kafasını sallayarak. Sonra ayağa kalktı ve üzerine gece için seçtiği açık mavi, kısa kollu tşörtünü geçirdi. Altınada beyaz,dantel şortunu geçirdi. Başak’a döndü ve:
- Sen kıyafetlerini getirdin dimi? diye sordu.
- Getirdim, dedi Başak çantasını işaret ederek. Sonra kalktı ve çantasını alarak banyoya girdi. Çıktığında üzerinde omzu zımbalarla işlenmiş bir kot gömlek, altındada siyah dar bir pantolon vardı. Lara son kez çantasını kontrol etti. Telefon, sahte kimlikler, parfüm, bir parfüm daha, oje, ıvır zıvırlar… Her şey tamam gibiydi.
Lara ve Başak evden çıkıp, Emre’yi beklemeye başladılar. Bir süre sonra önlerine bir araba yanaştı. Arabanın camı açıldı ve Emre kafasını uzattı.
- Babamın arabasını aşıırdım, diyerek güldü.
- İŞŞALLA POLİSE YAKALANIRSIN, diye bağırdı Başak. Sonra da güldü.
- Ya bırak benim ehliyetim var, dedi Emre.
- O da sahte mal, diye araya karıştı Lara.
- Ya binersiniz ya taksiye 30 lira verirsiniz seçim sizin,dedi Emre ve arabanın camını kapayıp ayağını hafifçe gaz pedalına bastırdı.
- Tamam tamam, dedi Başak ve kapıyı açarak öne oturdu. Lara da arkaya geçti. Birlikte gidip Andaç’ıda aldıktan sonra Viciye gittiler. Sahte kimlikler sorun çıkarmamıştı ve içeri geçmişlerdi. İlk başta hepsi sakindi. “Cool” grubu oynuyorlardı. Konuşuyolardı, herkesin arasında belli bi mesafe.. Zaten her şey shot oyunundan sonra bozmaya başlamıştı. Her zaman ki gibi Andaç hunharca önüne gelen her şeyi içmişti ve çılgın atmaya başlamıştı. Emre ise ne zaman içse bir sırrının ortaya çıkacağını herkes bilirdi. Genelde içkiyi fazla kaçırmayan ve aklı başında kalan kişi Lara olurdu. Başak da Andaç gibiydi. Hunharca içer ve çılgın atardı ama bugün üzerinde bir sakinlik vardı. Bir süre sonra Andaç ve Lara içkilerinde etkisiyle aralarındaki buzları biraz olsun kırmışlardı. Başak ve Emre dansa kalkınca, Andaç da Lara’yı dansa kaldırmıştı. Barın ayrı köşelerinde dans ediyorlardı. Andaç yine sarhoşluğununda verdiği etkiyle kendini kontrol edemiyordu.
- Çok güzelsin, dedi Andaç, Lara’nın karşısında müziğin ritmiyle sallanırken.
- Teşekkürler, dedi Lara gülümseyerek.
- Neden bu kadar güzelsin? diye sordu Andaç. Kayan gözlerini Lara’da sabitlemeye çalışıyordu. Ama Lara onu pek takıyor gibi değildi. Müziğe dalmıştı ve Andaç’a cevap vermemişti bile.
O sırada Emre, Başak’a en büyük sırrını ağzından kaçırmak üzereydi. Birlikte müziğin ritmiyle uyumlu bir şekilde sallanıyor ve konuşuyorlardı. Başak, Emre’yi süzdü. Emre’yi hoş buluyordu. Baya hoş. Başak genelde öyle “aşık olayım, aşk yaşıyım, gelsin erkekler, gitsin erkekler, hoeeey” tarzı bi tip değildi. Ama Emre’ye karşı daha farklı düşünüyordu. Emre’yle ilgili düşüncelere dalmışken Emre’nin dediği ile irkildi.
- Ben sanırım.. Biseksüelim, dedi Emre. Sonra duraksadı. Her zaman ki gibi sarhoşken sırlarını ağzından kaçırma huyuna sövmeye başladı. Başak ise bir tepki vermeden Emre’ye bakıyordu.
- Başak bir şey söyle, dedi Emre. söylediğine pişman olmuştu. Başaktan hoşlanıyordu. Ama erkeklere karşı boş olmadığıda bir gerçekti. Bir türlü kendine itiraf edememişti, kabullenememişti ama arkadaşlarıyla paylaşırsa onu rahatlatacaklarını düşünmüştü.
Başak, Emre’ye bir şey söylemedi. Sadece yaklaştı ve onu öptü. Emre de ona karşılık verdi.
Viciden çıktıklarında çoğu ertesi sabah bugün olmamış gibi devam etmeyi düşünüyordu. Ama gece daha bitmemişti. Bu halde hiç biri eve gidemeyeceklerinden Lara -yani aklı en başında olan- hepsinin telefonundan ailelerine mesaj çekti. Andaç’ın telefonundan “Ben Emrelerde kalıyorum”, Başak’ın telefonundan “Ben Laralarda kalıyorum”, Emre’nin telefonundan “Ben Andaçlarda kalıyorum” ve kendi telefonundan da “ben başaklarda kalıyorum” mesajlarını ailelerine attıktan sonra derin bir nefes aldı. Tabi hala tedirgindi. Ailelerinden biri, diğerini arasa sıçtıklarının resmiydi. Üstelik sıçtıklarının kanıtı telefonlarında duruyordu.
Emre bu halde araba kullanamayacağından taksi çağırdılar ve Başakların mudanyadaki yazlığına gittiler. Lara direk Başak’ın odasına çıkıp bir yerlerden bulduğu temiz bir örtüyü yatağa serip uzandı. Emre temiz bir örtüye gerek bile duymadan kendini koltuğa atmıştı. Başak da Emre’nin yanındaki koltukta sızmıştı. Andaç ise Lara’nın yanına çıktı.
- Hey, dedi Andaç odaya girip yatağa otururken. Lana başını kaldırarak Andaç’a baktı. Sonrada oturur pozisyona geçti.
- Hey.
Andaç yine kendisine hakim olmakta zorluk çekiyordu. Lara karşısında muhteşem gülümsemesiyle ona bakıyordu, üstelik sarhoştu. Andaç kendi kendine güldü. Lara ona soru soran gözlerle bakarak sırıtmaya başladı. Andaç, Lara’ya yaklaştı ve onu tekrar öptü. Ama bu sefer Lara Andaç’ı direk itti. Şimdi yüzündeki gülümseme kaybolmuştu.
- Ne yapıyorsun? diye bağırdı Lara. Sesi oldukça tiz çıkmıştı.
- Özür dilerim.. Kendimi kaybettim, dedi Andaç.
- Kaybetme, dedi Lara. “Geçen gece kafanı karıştırdığım için üzgünüm ama doğru olan şuan yaptığım”
- Seni seviyorum, dedi Andaç. Her şey ağzından bir anda dökülmüştü.
- Ben de seni seviyorum ama arkadaşım olarak. Sadece arkadaşım. Daha ötesini düşünebileceğimi sanmıyorum. Üzgünüm Andaç, dedi Lara gözlerini yerde sabitleyerek. Andaç ise gözlerini Lara’ya dikmişti. Lara kalktı, tam gidecekken Andaç onu kendine çekti. Birlikte geriye doğru yaslandılar ve yatağa uzandılar.
Andaç, Lara’nın kulağına fısıldadı:
- Sadece bu gece, sadece bu gece sarıl bana. Benimle uyu.
Lara sesini çıkarmadı ama yerindende kalkmadı. Andaç’ın onu sıkı sıkı sarmasına izin verdi.
Ertesi sabah uyandıklarında hepsinin başı çatlamak üzereydi. Herkes uyanmış ve mutfakta toplanmıştı. Yazlığı eski haline getirip erkenden çıktılar. Taksiyle Vicinin önüne gidip, Emre’nin babasının arabasını aldılar. Bir kafeye gidip kahvaltı ettiler. Sonra Emre herkesi eve bıraktı. Kimse o gece olan olayları haftasonu boyunca konuşmadı. Kimse neler olduğunu birbirine anlatmadı. Ne Lara Başak’a Andaç’ın onu sevdiğini söyledi ne Başak Emre’nin biseksüel olduğunu birine söyledi. Kimse ağzını açmadı gece hakkında.
Pazartesi günü okulda Başak ve Lara her zaman ki gibi kalorifere dayanmış konuşuyorlardı. Uzaktan Andaç ve Andaç’ın sıra arkadaşı Bora’nın geldiğini gördüler. Andaç ve Bora yolda ayrıldı Bora kantine Andaç ise Lara ve Başak’ın yanına gitti. Lara, Bora’yı kantine kadar yüzünde şapşal bir gülümsemeyle izlemişti.
- Yakaladım! diye bağırdı Başak. Andaç ve Lara aval aval yüzüne bakınca devam etti. ” Andaç’ın arkadaşı Bora mı ne işte. Ondan hoşlanıyosun sen!”
- Nerden çıktı be, diye atar şov yaptı Lara Başak’a karşı.
- E çocuğu resmen gözlerinle siktin, diyerek güldü Başak.
Andaç duraksadı ve tek kaşını kaldırarak Lara’ya döndü:
- Bora mı? Ondan mı hoşlanıyosun?